• 737 MAX Yazılım İyileştirmesi Hakkında Boeing Açıklaması

    13 Mart 2019 - Boeing Firması olarak, Boeing ailesini derinden sarsan Lion Air’e ait 610 sefer sayılı uçağının kaybından büyük bir üzüntü duyuyor ve bu elim kazada hayatını kaybeden yolcu ve uçuş ekibi yakınlarına en içten başsağlığı dileklerimizi sunuyoruz.

    Uçuş emniyeti, tüm Boeing çalışanları için temel bir değeridir. Uçaklarımızın, müşterilerimizin, yolcuların ve uçuş ekibinin güvenliği daima birinci önceliğimizdir. 737 MAX, kendilerini bütünüyle işlerine adamış yetenekli çalışanlarımızın tasarladığı, ürettiği ve destek sağladığı güvenli bir uçaktır.

    Boeing, Lion Air 610 seferinin ardından, son birkaç aydır, zaten güvenli olan bir uçağı daha da güvenli hale getirmek için bir uçuş kontrol yazılım güncellenmesi geliştirmektedir. Bu geliştirme, Manevra Karakteristikleri Takviye Sistemi (MCAS) uçuş kontrol kaideleri [Uçuş kontrol bilgisayarı tarafından yerine getirilen komutlar dizisi. Üreticinin uçuş kontrol hareketini, uçuş özelliklerini ve uçak kısıtlamalarını tanımlayan yerleşik bilgisayar komutlarıdır] pilot göstergeleri, operasyon manuelleri ve uçuş ekip eğitimi güncellemelerini kapsamaktadır. Geliştirilmiş uçuş kontrol kaidesi, Hücum Açısı (AOA) girdilerini işlemekte, doğru olmayan bir hücum açısı okumasına karşı “stabilizer trim” komutlarını sınırlamakta ve irtifa dümeninin konumunu korumak için stabilizer komutuna sınırlama getirmektedir. 

    Boeing, yazılım güncellemesinin geliştirilmesi, planlanması ve sertifikasyonu konularında Federal Havacılık Kurulu (FAA) ile yakın işbirliği içinde çalışmakta olup, bu güncelleme müşterilerimizden aldığımız geri bildirimleri de kapsamaktadır. Söz konusu geliştirme, önümüzdeki haftalarda tüm 737 MAX filosuna uygulanmak üzere yayınlanacaktır.

    FAA, Boeing ile birlikte üzerinde çalıştığı yazılımda yapılan bu geliştirmeyi tüm havayollarının uygulaması için zorunlu hale getireceğini ve bu uygulama için Uçuşa Elverişlilik Direktifi (AD)’ni Nisan ayından önce yayınlayacağını öngörmektedir.

    Önemle belirtmek isteriz ki, FAA su anda herhangi bir ilave talimat yayınlamayı gerekli görmemektedir ve AD2018-23.5’te yer alan talimatlar halen uygunluğunu korumaktadır.

    737 MAX tipi uçaklarda, uçak kontrol karakteristiklerini geliştirmek ve yüksek yukarı yunuslama eğilimini azaltmak için bir yunuslama artışı takviye kontrol kaidesi (MCAS) bulunmaktadır. Bu kaide, uçak hizmete girmeden önce sertifikasyon sürecinin bir parçası olarak uçuş testlerine tabi tutulmuştur. MCAS, uçağı normal uçuş sırasında kontrol etmemekte; normal olmayan operasyon koşullarında uçağın hareketini geliştirmektedir. 

    Boeing’in yayınladığı 737 MAX Uçuş Ekibi Operasyonları Manuelinde (FCOM) – çok düşük bir ihtimal dahi olsa – bir hücum açısı (AOA) sensöründen doğru olmayan bir veri alınması halinde, bu durumu güvenli bir şekilde yönetebilmek için, halihazırda var olan süreç ana hatlarıyla tanımlanmıştır. Pilot, “elektrik trim” ya da “manuel trim” kullanarak her zaman uçuş kontrol kaidesine müdahale edebilir. Buna ek olarak, uçuş kontrol kaidesi, 6 Kasım 2018’de yayınlanan Operasyon Manueli Bülteninde (OMB) belirtildiği gibi, mevcut “runaway stabilizer” prosedürünün kullanımıyla da kontrol edilebilir.

    Bir kez daha, Etiyopya Havayolları 302 sayılı sefer yolcularının yakınlarına en içten taziyelerimizi sunarız. Boeing’den teknik bir ekip, Etiyopya Kaza Soruşturma Bürosu ve ABD Ulusal Ulaştırma Güvenliği Kurulu yönetimi altında teknik destek sağlamak amacıyla kaza bölgesinde bulunmaktadır. Halen soruşturmanın erken bir aşamasındayız ve bizler de kazanın nedenini bir an önce anlamak istiyoruz.

    - -

    Uçuş Emniyeti, Boeing’in bir numaralı önceliğidir ve 737 MAX’ın güvenilirliğine inancımız tamdır. Müşterilerimizin ve sivil havacılık otoritelerinin kendi pazarları için en uygun olduğuna inandıkları kararları almalarını anlıyoruz. Onlarla, filolarını güvenle işletmeleri için ihtiyaç duydukları tüm bilgileri sağlamak üzere yakın temasımızı sürdürüyoruz. Amerika Birleşik Devletleri Federal Havacılık Kurumu halihazırda yeni bir önlem istememektedir ve var olan bilgiler ışığında operatörlere yeni bir kılavuz göndermemizi gerektirecek bir durum bulunmamaktadır.